YILDIZ HAMİDİYE CAMİ

İstanbul şehrine hakim olmuş imparatorlukların her ikisi de, şehri korunaklı şekilde inşa edilmiş gösterişli saraylardan yönetmiştir. Sarayların yakın bir noktasına da genel olarak tamamlayıcı bir dini yapı konumlandırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Abdülhamid döneminin yönetim merkezi olan Yıldız Sarayı ile sarayın hemen girişine inşa edilen Yıldız Hamidiye Cami de böyle bir ilişkiye sahiptir.

Cami, Yıldız Sarayı’nın Barbaros Bulvarı tarafındaki girişinin alt kısmında, 1881-1885 yılları arasında devrin hükümdarı II. Abdülhamid tarafından inşa ettirilmiştir. Caminin Hamidiye adı buradan gelmektedir. Yıldız Sarayı’na hizmet veren esas dini yapı olmasının yanında, Osmanlı döneminin son selatin camisi olması da yapının önemini artırmaktadır.

1440 metrekarelik bir alana yayılmış olan cami, döneminin diğer Osmanlı yapılarından farklı olarak karışık bir mimari üsluba sahiptir. Demir parmaklıklardan giriş yapılan avluda, iki yanında mermer merdivenler olan yüksek, taç şeklinde bir kapıyla karşılaşılır. Kapının üzerindeki süslemeli bölüm caminin görülmeye değer detaylarındandır. Cami girişinin her iki yanında birisi elçiler için misafirhane, diğeri de Hünkar Köşkü olarak kullanılan iki ayrı bölüm daha yer alır. Cami yaygın tercihin dışında yivli gövdesi olan tek bir minareye sahiptir. 16 oval pencereye sahip bir kasnağa oturtulan kubbe, caminin en dikkat çekici detayıdır. Caminin iç bölümünde, mavi zemin üzerine yerleştirilmiş yıldız işlemeli kubbe bezemeleri görülebilir. Kubbe çevresindeki pencereler ve tavandan zemine uzanan kristal avizeler sayesinde cami her daim aydınlıktır.

Caminin ana avlusuna giriş yapılan kapının hemen sağında dört cepheli etkileyici bir saat kulesi yer alır. 1890’da inşa edilen kulenin saati sultanın 25. saltanat yılı şerefine özel olarak sipariş edilmiştir. Ayrıca avlunun içinde bir de Hamidiye çeşmesi bulunur. Cami, 21 Temmuz 1905’teki cuma selamlığında, Ermeni komitacılar tarafından gerçekleştirilen bir suikast girişimine sahne olmuştur. II. Abdülhamid kısa bir gecikme sayesinde suikastten kurtulmuştur. Son dönem Osmanlı mimarisinin ilginç bir örneği olan bu yapıya, Yıldız Sarayı ve Yıldız Parkı’na yapılacak gezi planlarda mutlaka yer vermenizi öneririz.

Bir Cevap Yazın