Etiket arşivi: documentary

CROSSING THE BRIDGE – THE SOUND OF ISTANBUL (2005)

İstanbul her fırsatta vurgulandığı üzere, çok kültürlülüğün dünyadaki nadide örneklerinden birisi konumunda. Bu durumu yalnızca farklı etnik ve dini kimliklerin bir araya gelmişliği olarak düşünmek eksik olacaktır. Aynı etnik-dini özelliklere sahip olsa da sosyoekonomik açıdan farklı özellikler gösteren profillerin yarattığı kültürel üretim de farklı oluyor. İstanbul gibi devasa bir nüfus içerisinde de tüm bu grup ve toplumsal katmanlar kendilerine yer bulabiliyor. Günümüzde kültürün en önemli taşıyıcılarından olan müzik de bu farklılığın en net şekilde dışa vurulduğu alanların başında geliyor. Fatih Akın da, “Bir şehri tanımanın en iyi yolu, o şehrin müziklerini tanımaktır.” düsturuyla İstanbul’un gizemini müziği üzerinden çözümlemeye girişmiş.

“Crossing the Bridge – The Sound of Istanbul” adıyla 2005 yılında tamamlanan film Türkiye’de de “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” adıyla vizyona girdi. Esasen filmi, İstanbul’u odağına alan bir müzik belgeseli olarak tanımlamak doğru olacaktır. Film, kendisi de bir müzisyen olan Alexander Hacke‘nin İstanbul’a yaptığı bir müzik yolculuğu üzerine kurgulanmış. Hacke, şehrin birçok farklı lokasyonunda çok sayıda müzisyenle buluşuyor. Onlarla müzik üzerine yaptığı söyleşiler ve canlı performansları aracılığıyla İstanbul müziğinin bileşimini yakalamaya çalışıyor.

Alexander Hacke

İstanbul, filmin hem ana lokasyonu hem de başrolü özelliğinde. Şehir silüetinden manzaralarla başlayan film şehrin Beyoğlu gibi birçok önde gelen semtine uğruyor. Filmdeki aranışın da etkisiyle özellikle Boğaz ve iki yakayı bağlayan köprü sembolleri üzerinde oldukça duruluyor. Şehrin tamamını bağladığı gibi İstanbul’daki değişik müzik türlerinin, müzik kültürlerinin de adeta bu köprü aracılığıyla buluşarak kaynaştığı mesajı izleyiciye aktarılıyor.

Filmde sıkça yer alan Boğaziçi manzaraları

Film boyunca Müzeyyen Senar, Orhan Gencebay, Sezen Aksu ve Erkin Koray gibi İstanbul’da ve ülkenin tümünde yaygın olarak dinlenen sanatçılarla birlikte, şehrin müzik hayatında yakın dönemde etkisini göstermeye başlayan rock, rap, etnik müzik gibi farklı türlerin tanıdık figürlerine uğruyoruz. Tüm müzisyenler kendi müzikal yolculukları yanında müziğe ve daha özel de İstanbul şehrinin müziğine dair görüşlerini de paylaşıyorlar. Ayrıca her müzisyenin performanslarını da izleme şansı buluyoruz.

Film yüzlerce saatlik kayıtlar içerisinden seçilmiş bir buçuk saatlik bir bölümü yansıtıyor ve Hacke’nin de filmin sonunda belirttiği gibi İstanbul’un diğer her şeyi gibi müziğini de tamamen anlamak ve yansıtmak mümkün olamıyor. Kadim şehir sonsuz derinliğiyle üzerinde yaşayan her bir bireye kendi dokusunun ancak bir yönünü gösteriyor. Siz yine de bu zenginliğe dair bir fikir edinmek için Fatih Akın’ın bu belgeselini mutlaka izleyin.

Filmdeki Müzeyyen Senar bölümü